Həyatı aldıqlarınla qazanır, verdiklərinlə inşa edirsən...

Həyatı aldıqlarınla qazanır, verdiklərinlə inşa edirsən...

Hazırda oxunan: Həyatı aldıqlarınla qazanır, verdiklərinlə inşa edirsən...

91504
(Ganire Paşayeva, "Allah seven kalplerdedir" kitabından)

İyilik ve kötülükten, yani hayır ve şerden bahsetmek istiyorum... Çünkü ne kadar garip olsa da, yaptığımız iyilikler ve kötülükler her zaman karşımıza çıkıyor. Bazen farkında olup görmek istemesek de... Atalarımız çok güzel demiş: “Ne dökersen aşına, o çıkar kaşığına”x9d.
Bir süre önce gerçek bir hayat hikâyesi okumuştum ve ondan çok etkilenmiştim. Onu sizinle de paylaşmak istedim. Çünkü gerçek anlamda hayatın manası, iyilik ve kötülük hakkında çok ciddi düşünmeye çağıran gerçek, ilginç ve bir o kadar da düşündürücü bir hayat hikâyesi bu.
”¦ Yılar önce bir İngiliz aristokratı karısı ve oğlu ile beraber yaz tatilini geçirmek için İskoçya”™ya, tabiatın koynundaki güzel ve sakin bir bölgeye gider. Tatil günlerinin birinde aristokratın oğlu köyün yanındaki ormanda tek başına dolaşmaya başlar. Ormanın içerisinden akan küçük çayın dayanılmaz cazibesine kapılarak suya girer. Aniden başlayan dayanılmaz bir ağrı ile ayağına kramp giren genç oğlan birkaç dakika içinde kendini suyun üzerinde tutacak son gücünü de yitirir. Telaş içinde yardım edin diye, bağırmaya, çağırmaya başlar. Çayın yakınlarındaki bir tarlada çalışan, genç bir köylü bu feryatları duyunca derhal işini bırakıp sesin geldiği yöne doğru koşar. Genç köylü derhal suya atlayarak boğulmakta olan yabancı genci kurtarır. Delikanlının babası oğlunun ölümden kurtulmasına yardımcı olan genç köylüyle tanışmak ve ona teşekkür etmek için evine davet eder. Sohbet esnasında cesur köylüye, geleceği ile ilgili planları olup olmadığını sorar.
Genç oğlan isteksiz ve hevessiz şekilde cevap verir:
”“ Babam gibi çiftçi olacağım.”x9d 
Aristokrat baba, vefa borcunu ödemek için aradığı fırsatı bulduğunu düşünür ve sorar:
”“ Yoksa başka bir meslek mi yapmak istiyordun?
”“ Evet, der, köylü genç, başını sallar ve ekler: Her zaman doktor olmak istedim ama böyle pahalı bir eğitimin masraflarını babam karşılayamaz... 
İngiliz Aristokrat:
”“ Tıp fakültesinde okuman için gerekli bütün masrafları ben karşılayacağım, der.
Çiftçi Fleming”™in oğlu Londra”™daki Tıp Fakültesinden mezun olur ve bir süre sonra, “penisilin”x9d i bulan ilim adamı olarak bütün dünyada meşhur olur. Bir süre sonra aristokratın oğlu zatürreeye tutulur. 
”“ Biliyor musunuz, onu ne kurtarır?
”“ Penisilin!
İşte o aristokratın adı Lord Randolp Churchill, oğlunun adı Sör Winston Churchill, onu kurtaran doktor, yani çiftçinin oğlu ise Sör Aleksandr Fleming”™tir.
1943 yılının Aralık ayında Winston Churchill Kuzey Afrika”™da hastalanır. Teşhis zatürreedir. Fleming, İngiltere”™den Afrika”™ya uçar ve yeni ilacını İngiltere başbakanına tatbik eder. İlaç derhal etkisini gösterir. Aleksandr Fleming, Churchill”™in hayatını kurtarır, hem de ikinci kez”¦
Böyle, aziz dostlar. İnsan her zaman iyilik etmek için koşmalıdır, kötülük etmek için değil. Çünkü o, istenilen an, istenilen yerde bazen hiç beklemeden, bazen de en çok ihtiyaç duyduğumuz anda karşımıza çıkar. Kötülük de öyle...
Bunu insanların birçoğunun iyilik değil, kötülük etmek için acele ettiğini gördüğüm ve ne yazık ki böylelerinin sayısının gittikçe daha çok artığını müşahede ettiğim için yazdım. Diyorlar ki, gerçek hayat hikâyeleri çok etkileyici oluyor. Bu gerçek hayat hikâyesinin onu okuyanların en azından yarısını bu konuda düşündürmesini ümit ediyorum...
© Materiallardan istifadə edərkən hiperlinklə istinad olunmalıdır.
Mətndə səhv varsa, onu qeyd edib ctrl + enter düyməsini basaraq bizə göndərin.

XƏBƏR LENTİ

Xəbərin mətnində orfoqrafik səhv var

Qeydinizi daxil edin

RADİO